|
Biga’ya 17 km uzaklıkta bulunan köyümüz, Bakacak, İpkaiye, Filik, Bezirganlar, Eşelek, Çölmecik köylerinin ortasında,
Karaçayın üzerine kurulan Bakacak Barajının alt kısmında, tepelerin arasında, Çayın sağına ve soluna dizilmiş iki mahalleyi andırmaktadır. Çayın kenarlarında bulunan Kavaklar ve
Tepelerdeki Meşe, Pırnal ağaçları izleyenlere yeşilin bütün tonlarını sunmaktadır. Ayrıca köyün arka kısmında bulunan Şelaleler, ve Baraj bu Coğrafyaya ayrı bir güzellik katmaktadır.
Eski Roma kültüründen de kalıntılar bulunan köyümüzde savaşlarda zindan olarak kullanılan kuyular ve muhtelif yerlerde ev kalıntıları bulunmaktadır. Çanakkale Savaşında da stratejik
bir geçit olarak kullanılmış, Bigayı Çanakkaleye bağlayacak yol yapılmaya başlamış fakat Savaşın sona ermesiyle bu yol yarıda kalmıştır…
NUFUS VE GEÇİM KAYNAKLARI
Balkanlardan 30-35 hane olarak göç eden köy halkı, zamanla çoğalmış ve 1960 yıllarında yapılan sayımda 1050
kişilik nüfusuyla en üst seviyesine ulaşmıştır. Yalnız son yapılan nüfus sayımında köyümüzde 507 kişinin bulunduğu tespit edilmiştir. Kapılara takılan plakalarla son hane
numarası 245 olan köyümüz dışarıdan bakıldığında büyük bir kitleye sahip gibi görünse de gerçekte bunu yansıtmamaktadır. Bunun sebebide tarım arazilerinin az olması ve iş
sahasının bulunmamasıdır. Genç nüfusun büyük çoğunluğu İstanbul ve Çanakkalededir. Köyde yaşayanlar ve dışarıdakilerle birlikte nüfusun 3000’i geçtiği tahmin edilmektedir. 1950
den 1980 yıllarına kadar tütün ekimi ve hayvancılıkla geçimini sağlayan köy halkı bu tarihten sonra yakın çevrelerde kurulan domates ve biber fabrikalarına ürün yetiştirmişler
fakat köyümüzün arka tarafına yapılan Bakacak Barajının Biga ve Ağaköy ovalarına ulaşmasıyla oradaki ürünlerin cazibesi, yolun uzaklığı gibi etmenlerle köye tüccarlar gelmez
olmuş ve şuanda bu işler yapılmama noktasına kadar gelmiştir.
YÖRESEL YEMEKLER
HOROZ AŞI: Yemeğin ismine bakıpta içinde horoz olduğunu zannetmeyin.Bu yemeği annemler orak biçmeye
giderken yaparlarmış.2-3 adet kuru soğan doğranırve tuzla ovalanır.1yumurta kırılır.
üzerine un ilave edilir(malzemeyi toparlayacak kadar )daha sonra tencerede süt
kaynatılır(çorbadan daha koyu olacağı için süt miktarı göz kararı ayarlanır.
piştiğinde muhallebi kıvamında olacak.)kaynayan süte hamurdan küçük küçük parçalar
kopartılıp atılır.tuz ve kara fesleğen ilave edilip pişirilir, eğer çok koyu olduysa
süt ilave edebilirsiniz.annem bu yemeği anlatırken "kıra giderken yapardık.hem yemek
hem ekmek yerine geçerdi"der.ayrıca içinde horoz olmadığı halde niye böyle bir isim
verilmiş bilemiyorum..(ek: Gönül MENDAŞ)
TAVUK ÇORBASI.1adet tavuk göğsü haşlanıp,etleri
tiftilir.haşladığın tavuk suyuna kaynarken erişte koyulur.yalnız su miktarı
fazla olmayacak. erişteyi pişirecek kadar.daha sonra üzerine süt ilave
edilir.kaynayınca tavuklarda ilave edilir.en son tuzu ve kara fesleğen
koyulur,bir taşım kaynadıktan sonra yemeye hazır hale gelir..(ek: Gönül MENDAŞ)
|